Sultaniyegâh Sirto_Uğur Arslan

14/9/2007 · Kategori: siir

Hayatın merdivenleri yüksek ve dardı çoğu zaman,

Kendinizi her salışınızda biraz daha aşağı iner ve dibe hızla yaklaşırdınız.

İnmek çıkmaktan daha kolay olurdu,

Tıpkı yaşlanmanın genç kalmaktan daha kolay olduğu gibi...

Belki de hayat, merdiven inmekten ve merdiven çıkmaktan ibaretti,

Bir yaşa kadar büyük bir yaşam savaşıyla çıktığınız merdivenler, bir yaştan sonra iniş oluverir,

Ve sizi ömrün bittiği yere yönlendirirdi.

Bir sürü sorun çıkardı hayatın son basamaklarında,

Hastalık, dert, tasa hepsi bir olup üstünüze çöker,

Ve ağır işiten kulaklarınızda çınlayan tek şey aheste bir kemancının çaldığı sultanîyegâh sirto olurdu...

Sona yaklaştıkça insan şu sözün doğruluğuna inanırdı:

"Ölümün bile güzeli vardı."

Ecel geldiğinde sorsa, dese ki ölümlerden ölüm beğen kendine,

Ve seçme şansımız olsa, ne isterdik acaba?

Vakit dardı;

Ve aslında ölümün bile güzeli vardı...

Son nefeste yanında olmak istediğimiz belki ana, belki evlât, belki de yârdı.

Daha yapacağın çok şey vardı belki yarın,

Ama her şey buraya kadardı,

Ve ömür denilen şey deli gönüle dardı.

Seçme şansımız olsa seçerdik elbet,

Çünkü ölümün bile güzeli vardı...

Son basamaklarıydı bunlar artık hayatın,

Aynaya her bakışta bir yaş daha yaşlanırdın.

Azrail'le pazarlık zordu,

Deli gençliğin hayali gözlerinin önünde dururdu...

Ve ağır işiten kulaklarında çınlayan tek şey aheste bir kemancının çaldığı sultanîyegâh sirto olurdu...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »